Luxera GYO “Hedefimiz; sürdürülebilir değer üretmek ve gayrimenkul sektöründe yeni bir standart tanımlamak”

“Projelerimizi geliştirirken bilimsel araştırmalar ve veri analizleriyle çalışarak, 30 yıl sonraki yaşam fonksiyonunu bugünden planlanıyoruz. Demografik değişimleri ve nüfus hareketlerini bilimsel verilerle analiz ediyoruz. Geleceğin ihtiyaçlarına şimdiden cevap verebilecek esneklikte, sürdürülebilir projeler ortaya çıkarıyoruz. Bu yaklaşımımızla şirketimizin yanı sıra sektörümüzün de teknolojik gelişimine önemli bir katkı sunacağımızı düşünüyoruz.”

2015 yılından bu yana geliştirdiği her projeyle sektördeki lüks algısını adeta yeniden tanımlayan Luxera GYO; güncel yaşamın yeni ihtiyaçları ve tüketici beklentilerini önceleyerek geleceğin yaşam stillerini geliştirmeye devam ediyor. İş yapış felsefesini; güvenlik, dayanıklılık ve fonksiyonellik sacayağı üzerine kurgulamış olan marka, şimdiden hazır planlanmış projeleriyle önümüzdeki yıllarda sahadaki çalışmalarına yoğun şekilde devam edecek. Luxera GYO Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Taş ile geçen yıl kamuoyuna duyurduğu NEW ERA 2030 vizyonunu yeniden ele aldık. Vizyon çerçevesinde yapacağı çalışmalar, 2026 yılı beklenti ve öncelikleriyle birlikte; geçtiğimiz yıla dair değerlendirmelerini de bizlerle paylaşan sayın Taş’la keyifli bir röportaj çalışması gerçekleştirdik.

LUXERA GYO’nun kısa tarihi, hedefleri ve sektöre katkıları hakkında neler söylemek istersiniz?

2015 yılında “ulaşılabilir lüks” vizyonuyla yola çıktık. O günden bu yana yalnızca yapılar değil, insanların hayatına dokunan yaşam alanları üretmeyi hedefledik. Güçlü sermaye yapımız, estetik odaklı mimari anlayışımız ve sürdürülebilir şehircilik yaklaşımımız sayesinde kısa sürede sektörde güven inşa ettik.

2024 Haziran ayında Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı’na dönüşmemiz, bu yolculukta önemli bir eşik oldu. Bu dönüşümle birlikte kurumsal yapımızı daha da güçlendirirken, şeffaflık, sürdürülebilir büyüme ve yatırımcı değeri odağımızı net bir şekilde ortaya koyduk.

Bugün Luxera GYO olarak; konutun ötesine geçen, bulunduğu bölgeye değer katan, şehirle entegre yaşam, ticaret ve sosyal alanlar geliştiren bir yatırım şirketi olarak hareket ediyoruz. Hedefimiz; nitelikli projelerimizle hem kullanıcılar hem yatırımcılar için uzun vadeli, sürdürülebilir değer üretmek ve gayrimenkul sektöründe yeni bir standart tanımlamak.

İnşaat, arsa ve enerji sektörlerinde yatırımlarınız bulunmakta. Bu alanlardaki güncel faaliyetleriniz hakkında bilgi verir misiniz?

Luxera GYO olarak markalı konut, yaşam merkezleri ve yüksek yatırım potansiyeline sahip ticari alanlar geliştirme konusunda uzmanlaşmış bir yapıya sahibiz. Bugüne kadar 6 projeyi başarıyla tamamladık ve bu projelerle birlikte bini aşkın konut ve ticari ünitenin inşasını gerçekleştirdik.

Tamamladığımız projeler:

Luxera Residence

Luxera Meydan

Luxera Güneşli

Luxera Bahçelievler

Luxera Nevbahar

Luxera Bahçe Port

Her biri; bulunduğu bölgede yaşam kalitesini artıran, yerel ekonomiye katkı sağlayan ve yatırımcısına sürdürülebilir değer sunan nitelikli projelerdir.

Halihazırda 3 yeni projemizin inşaatı devam ediyor. Her biri, bulunduğu lokasyonun dinamiklerine özel olarak geliştirilmiş ve mimarisiyle öne çıkan projelerdir:

Luxera Towers – Basın Ekspres:

369 konut ve 87 ticari birimden oluşuyor. Modern şehir yaşamına uygun bir karma proje olarak konumlanıyor.

Luxera Nevbahar Life – Kayaşehir:

193 konut ve 14 ticari üniteden oluşuyor. Bölgenin yenilikçi ve doğal yaşam temalı projelerinden biri.

Luxera Topkapı- Topkapı:

Modern yaşamın tüm ihtiyaçlarına cevap veren üç farklı fonksiyonu bir araya getiren Luxera Topkapı,  5 bin 396 metrekare arsa üzerinde 13 katlı iki blok halinde tasarlandı. Projede 238 konutun yanı sıra ofisler ve cadde mağazalarının yer alıyor.

Luxera GYO olarak tüm yatırımlarımızda; mimari kalite, sürdürülebilirlik ve uzun vadeli yatırım değeri odağımızı koruyarak sektöre katkı sağlamayı sürdürüyoruz.

‘NEW ERA 2030’ Vizyonuyla 2030’a kadar her yıl 4 yeni projeyi hayata geçirmeyi planlıyorsunuz. Ortaya koyduğunuz bu vizyondan biraz bahseder misiniz?

NEW ERA 2030 bizim için yalnızca bir büyüme hedefi değil; Luxera GYO’nun geleceğini tanımlayan kapsamlı bir dönüşüm vizyonu. Daha kurumsal, daha şeffaf, daha nitelikli ve sürdürülebilir bir yapı kurmak amacıyla oluşturduğumuz bu yol haritasıyla hem kendi organizasyonumuzu hem de sektörün standartlarını ileri taşımayı hedefliyoruz.

Kısa vadede en somut hedefimiz, 2026 yılında İstanbul’da 4 yeni projeye başlamak. Bu projelerin 2’si Anadolu Yakası’nda, 2’si Avrupa Yakası’nda konumlanacak. Bu adımı yalnızca ölçek büyütme olarak değil; daha geniş kitlelere ulaşmak ve farklı yaşam ihtiyaçlarına doğru çözümler üretmek adına stratejik bir genişleme olarak görüyoruz.

NEW ERA 2030’un merkezinde ise inovasyon yer alıyor. Biz inovasyonu sadece yapı teknolojileriyle sınırlı görmüyoruz. Tasarımdan satış süreçlerine, müşteri deneyiminden kaynak kullanımına kadar tüm iş modelimizi kapsayan bütüncül bir yaklaşım olarak ele alıyoruz. Yapay zekâ destekli planlama, BIM ve dijital ikiz uygulamaları, daha akıllı şantiye yönetimi ve dijitalleşmiş müşteri deneyimi bu vizyonun önemli parçaları.

Projelerimizi geliştirirken bilimsel araştırmalar ve veri analizleriyle çalışarak, 30 yıl sonraki yaşam fonksiyonunu bugünden planlanıyoruz. Demografik değişimleri ve nüfus hareketlerini bilimsel verilerle analiz ediyoruz. Geleceğin ihtiyaçlarına şimdiden cevap verebilecek esneklikte, sürdürülebilir projeler ortaya çıkarıyoruz. Bu yaklaşımımızla şirketimizin yanı sıra sektörümüzün de teknolojik gelişimine önemli bir katkı sunacağımızı düşünüyoruz.

NEW ERA 2030 vizyonunda önemli yer tutan konulardan biri de ‘Doğru lokasyon, doğru proje, doğru kitle’ anlayışı. Bugün gayrimenkulde en büyük sorun, arz ile talebin tam olarak buluşamaması. Biz bu yüzden her projeye veriyle, analizle ve insan içgörüsü ile başlıyoruz. Doğru lokasyon, doğru ihtiyaç, doğru fiyat dengesi… Aslında bizim temel işimiz bu. Çünkü bir eve bakarken insanlar sadece duvar görmez; yaşamlarını, düzenlerini, yarınlarını görürler. Biz de tam olarak bunu tasarlıyoruz. Ayrıca İstanbul’un ciddi bir dönüşüme ihtiyacı olduğunu biliyoruz. Biz bu dönüşümü sadece fiziksel bir yenileme olarak değil, bir yaşam iyileştirme süreci olarak görüyor, önümüzdeki dönemde yeni vizyonumuzla kentsel dönüşüm projelerinde aktif rol almayı planlıyoruz.

Tüm bu inovatif hamlelerin akıllı bir kaynak kullanım politikasıyla desteklenmesi gerektiğini düşünüyoruz.  Bunun için de sürdürülebilirlik anlayışı oldukça önemli. Ancak biz sürdürülebilirliği sadece çevre duyarlılığı olarak görmüyoruz. Bize göre sürdürülebilirlik demek, yaşam maliyetlerini azaltan, örneğin aidatları düşüren planlamaları daha proje başlangıcında yapmak demek. Bize göre sürdürülebilirlik, enerji tasarrufu, uzun ömürlü malzemeler, akıllı sistemlerle verimlilik ve yüksek yaşam kalitesi demek. Yani insanların hayatına dokunan, konfor sağlayan bu yaklaşım, projelerimizin tamamında uyguladığımız bir standart.

Şu an yapımı devam eden, Luxera Topkapı projenizden biraz bahseder misiniz? Proje için “2030 vizyonumuzun somut bir örneği” diye bir ifadeniz olmuştu. Bu bağlamda neler söylemek istersiniz?

Luxera Topkapı, NEW ERA 2030 vizyonumuzun en somut örneklerinden biri. Çünkü bu projede; doğru lokasyon, doğru fonksiyon ve geleceğin yaşam ihtiyaçlarını bugünden okuyan bir yaklaşımı bir araya getiriyoruz.

Toplam 31 bin metrekare inşaat alanına sahip proje, 13 katlı iki blok halinde tasarlandı. 5.396 metrekarelik arsa üzerinde yükselen Luxera Topkapı’da, 238 konutun yanı sıra ofisler ve cadde mağazalarından oluşan karma kullanım konsepti yer alıyor. Konut tipleri; 53,5 metrekarelik 1+1 ile 80 ve 105 metrekarelik 2+1 dairelerden oluşuyor.

Projede yaklaşık 2.500 metrekarelik peyzaj alanı ve 400 metrekarelik kapalı sosyal tesis bulunuyor. Kapalı havuz, fitness salonu, sauna, Türk hamamı ve buhar odası gibi donatılarla şehir merkezinde yüksek yaşam kalitesi sunmayı hedefliyoruz.

Luxera Topkapı’nın en güçlü özelliklerinden biri ise merkezi konumu. Zeytinburnu Davutpaşa Caddesi üzerinde yer alan proje; E-5’e 500 metre, Davutpaşa Metro İstasyonu ve Cevizlibağ Metrobüs Durağı’na 5 dakika mesafede konumlanıyor. Ayrıca Atatürk Havalimanı–Yenikapı Metro Hattı ve Avrasya Tüneli’ne yakınlığıyla İstanbul’un her noktasına hızlı erişim imkânı sunuyor.

İnşaatına kısa bir süre önce başladığımız Luxera Topkapı’daki daireleri 2027 yılı sonunda sahiplerine teslim etmeyi hedefliyoruz.

Luxera Topkapı ile modern yaşamın tüm ihtiyaçlarına cevap veren üç farklı fonksiyonu, merkezi lokasyonla birleştirerek benzersiz bir proje ortaya koyduğumuzu düşünüyoruz. Siz de takdir edersiniz ki günümüz şehir hayatında en kıymetli değerlerden biri zaman… Biz de bunu düşünerek, yaşamı tek bir noktada bütünleştiren bir yapı kurmayı amaçladık. Konut, ofis ve cadde mağazalarından oluşan Luxera Topkapı’nın karma kullanım konseptiyle yaşam, çalışma ve sosyalleşme alanlarını tek bir çatı altında sunan entegre yapı sağlamayı hedefliyoruz.

Projemizin öne çıkan en önemli özelliklerinden birinin merkezi konumu olduğunu söyleyebilirim. İstanbul’da son yıllarda merkezi semtlere olan ilgi, belirgin bir şekilde artıyor. Kentte ulaşımın her geçen gün daha karmaşık hale gelmesi, iş merkezlerinin ve sosyal yaşam alanlarının büyük ölçüde merkezi ilçelerde toplanması bu ilgiyi artıran başlıca unsurlar arasında yer alıyor. İnsanlar, işe veya sosyal aktivitelere daha kısa sürede ulaşabilmek için şehrin merkezinde yaşamayı tercih ediyor. Şehir merkezinde yaşama eğilimi özellikle genç çalışan kesim ve öğrenciler arasında daha yaygın olarak görülüyor. Bununla birlikte zaman yönetimi ve mobilite, modern yaşamın en kritik ihtiyaçlarından biri haline geldi. Merkezden uzak semtlerde yaşayanlar,  her gün saatlerce süren trafik çilesiyle baş etmek zorunda kalabiliyor. Bu da ulaşımı kolay, merkezi konumda yer alan evleri hem yaşam kalitesi hem de zaman tasarrufu açısından daha cazip hale getiriyor. Ayrıca, kültürel etkinliklerin, kafe ve restoranların merkezde yoğunlaşması, sosyal hayatın da bu bölgelerde daha canlı olmasını sağlıyor. Dolayısıyla, merkezi alanlarda yaşamak artık bir ayrıcalık değil, bir ihtiyaç olarak görülüyor. İstanbullular artık şehir dışındaki büyük metrekareli evler yerine şehir merkezindeki ideal metrekareli evleri tercih ediyor. Bu ihtiyaçtan yola çıkarak hayata geçirdiğimiz Luxera Topkapı’nın 53,5 metrekare ile 105 metrekare arasında değişen fonksiyonel evleriyle bu ihtiyaca cevap vereceğini düşünüyoruz.

2025 yılını kısaca nasıl değerlendiriyorsunuz? LUXERA GYO’yu bu denklemde nasıl konumlandırıyorsunuz?

2025 yılı gayrimenkul sektörünün, 2020’de pandemi süreciyle birlikte girdiği durgunluk döneminden çıkma, yeniden canlanmaya başlama ve toparlanma yılı oldu diyebilirim. Bunda Aralık 2024’te yüzde 50 seviyesinde olan politika faizinin yüzde 38’e kadar düşmesiyle birlikte daha ulaşılabilir hale gelen konut kredilerinin etkisi büyük oldu. Ayrıca döviz kurlarının önceki yıllara kıyasla daha istikrarlı seyretmesi, yatırımcının rotasını tekrar konuta çevirmesine ve konutun tekrar yatırım aracı haline gelmesine neden oldu.

Luxera GYO olarak biz de bu süreci; mevcut projelerimizde istikrarlı ilerlemeyi sürdürürken, yeni dönem büyüme hedeflerimizi destekleyecek projelerin hazırlıklarını tamamladığımız stratejik bir yıl olarak konumlandırıyoruz. 2025 boyunca özellikle Luxera Topkapı başta olmak üzere yeni projelerimizin planlama ve hazırlık süreçlerine odaklandık ve yılın son döneminde Luxera Topkapı projemizin lansmanını gerçekleştirerek yeni büyüme fazımıza güçlü bir adım attık.

2025, bizim için yalnızca piyasanın toparlandığı bir yıl değil; aynı zamanda NEW ERA 2030 vizyonumuz doğrultusunda geleceğe hazırlanma ve pozisyon alma yılı oldu.

Önümüzdeki yıl için sektör öngörüleriniz ne yönde? Bizi bekleyen avantaj/dezavantajlar neler olacak?

Gayrimenkul sektöründe 2025’te başlayan toparlanma sürecinin 2026 yılında ivme kazanarak devam edeceğini öngörüyoruz. Bu nedenle 2026 yılına sektörümüz açısından iyimser bakıyoruz. Türkiye’deki yapısal konut ihtiyacı devam ediyor; yıllık 550 bin yeni evlilik, artan tek haneli yaşam ve 6 milyon konutun dönüşüm ihtiyacı talebi canlı tutuyor. Merkez Bankası’nın faiz indirim sürecinin devam edeceğini ve kredili satışları hareketlendireceğini öngörüyoruz. Mevduat faizlerindeki düşüş, yatırımcıları altın ve dövizden konuta yönlendiriyor. 500 bin sosyal konut projesi ve kentsel dönüşüm teşvikleri önemli fırsatlar sunuyor. Öte yandan finansmana erişim ve arsa maliyetlerinin yüksekliği yine sektörümüzdeki risk faktörleri olarak öne çıkıyor. Ancak bu risklerin yönetilebilir olduğuna ve sektörümüzün ülkemizin dinamik yapısı sayesinde aşabileceğine inanıyorum.

Luxera GYO olarak 2026’yı stratejik büyüme yılı olarak konumlandırıyoruz. Luxera Towers ve Luxera Nevbahar Life projelerimizin teslimatlarıyla yüzde 25–30 aralığında bir büyüme hedefliyoruz. Stratejik odağımız, ulaşılabilir konut üretimi olmaya devam edecek. Bu kapsamda, ikisi Anadolu Yakası’nda, ikisi Avrupa Yakası’nda olmak üzere İstanbul’da 4 yeni konut projesine başlamayı planlıyoruz.

Önümüzdeki dönemde kentsel dönüşüm de önemli bir odak alanımız olacak. Buna paralel olarak 50–60 kişilik ek istihdam yaratmayı ve yapay zekâ ile dijital dönüşüm yatırımlarımızı artırarak daha verimli, daha öngörülebilir süreçler geliştirmeyi hedefliyoruz.