İnşaat Sektörüyılın İlk Çeyreğinde Yüzde 7,3 Büyüdü

2024 yılının ilk çeyreğinde inşaat sektörü, Türkiye ekonomisinin genel seyrinden olumlu yönde ayrışarak güçlü bir büyüme performansı sergiledi. Türkiye ekonomisi yılın ilk üç ayında yüzde 2 oranında büyüme kaydederken, inşaat sektörü aynı dönemde yüzde 7,3 oranında büyüyerek dikkat çekici bir performans gösterdi. Bu büyüme oranı, sektörün yalnızca çeyreklik değil, son 10 çeyrektir kesintisiz bir ivme yakaladığını ve makroekonomik baskılara karşı dirençli yapısını koruduğunu ortaya koydu.

İnşaatta Sürdürülebilir Büyüme Süreci

Türkiye ekonomisinde son dönemde uygulanan sıkı para politikaları; krediye erişimin zorlaşması, faiz oranlarının yüksekliği ve talepteki daralma gibi nedenlerle birçok sektörü yavaşlattı. Ancak bu genel yavaşlama eğilimi, inşaat sektöründe sınırlı düzeyde hissedildi. Bunun başlıca nedenlerinden biri, kamu öncülüğünde sürdürülen kentsel dönüşüm projeleri, deprem bölgesindeki yeniden yapılaşma faaliyetleri ve büyük ölçekli altyapı yatırımları oldu. Bu dinamikler, sektörün ivmesini korumasını sağladı.

Özellikle 2023 Şubat depremlerinin ardından başlatılan yeniden imar çalışmaları, 2024’ün ilk çeyreğinde sektöre ciddi bir hacim kazandırdı. Bu çerçevede, yalnızca konut inşaatları değil; yollar, köprüler, kamu binaları ve altyapı sistemleri gibi geniş kapsamlı yatırımlar da sektörün genel performansına katkı sundu.

Harcamalardaki Büyüme Reel Destek Sağladı

İnşaat harcamaları yılın ilk çeyreğinde nominal olarak yüzde 41,8 oranında artarak 1,85 trilyon TL seviyesine ulaştı. Bu nominal artış, yüksek enflasyon koşullarında doğal bir artış gibi görünse de, reel olarak da yüzde 6,9 oranında bir büyümeye tekabül etmesi sektörün fiilen genişlediğine işaret ediyor. Bu durum, yalnızca fiyat artışlarından değil, aynı zamanda üretim ve faaliyet hacmindeki reel büyümeden kaynaklıdır. Başka bir deyişle, inşaat sektöründeki artış sadece kağıt üzerinde değil, sahada da hissedilir durumda.

Sektör Bütünüyle Değil, Seçici Bir Şekilde Büyüyor

Her ne kadar genel tablo olumlu olsa da, sektörü oluşturan alt alanlar arasında önemli ayrışmalar gözleniyor. Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (Türkiye İMSAD) tarafından açıklanan veriler, malzeme sanayisinde genel bir zayıflama olduğunu ortaya koydu. 2024’ün ilk çeyreğinde inşaat malzemeleri üretimi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,4 oranında azaldı. Mart ayında ise düşüş yüzde 3,4’e kadar ulaştı. Bu durum, bazı mal gruplarında üretimin daraldığını ve sektörün tamamının eş zamanlı olarak genişlemediğini gösteriyor.

Alt sektörlere bakıldığında, bazı kalemlerde üretim artışları dikkat çekici:

Plastik inşaat malzemeleri: %8,5

Isıtma, soğutma, havalandırma donanımları: %8,1

Alçı ürünleri: %6,1

Yalıtımlı kablolar: %2,8

Seramik kaplama malzemeleri: %3,9

Demir-çelik inşaat ürünleri: %4,9

Metal yapı ve yapı parçaları: %2,1

Bu artışlar, kamu projeleriyle birlikte sanayi ve altyapı projelerinde kullanılan yüksek katma değerli ürünlerin üretiminde artış yaşandığını ortaya koyuyor. Öte yandan, daha çok konut odaklı veya nihai tüketiciye dönük bazı kalemlerde sert düşüşler dikkat çekiyor:

Seramik sağlık gereçleri üretimi: %-24,4

Kilit ve donanım eşyaları: %-24,1

Musluk, armatür, vana, valf: %-13,1

Bu düşüşler, konut satışlarının yavaşlaması ve özellikle bireysel taleple şekillenen iç dekorasyon ve tesisat sektörlerindeki daralmayı yansıtıyor. Ayrıca çimento, hazır beton ve inşaat demiri gibi ana yapı malzemelerinde görülen üretim düşüşleri, yeni inşaat başlangıçlarının ivme kaybettiğine dair bir sinyal niteliğinde.

Yeni İş Siparişleri Pozitif Sinyaller Veriyor

İnşaat sektöründe mevcut işler ve yeni siparişler, kısa vadeli gidişat açısından önemli göstergeler sunar. Türkiye İMSAD raporuna göre, mayıs ayında mevcut inşaat işleri seviyesi bir önceki aya göre 3,2 puan artarken, son üç aydır gerileyen yeni iş siparişleri de mayıs ayında toparlanarak 1,9 puan yükseldi. Bu gelişmeler, sektörün yaz aylarında da hareketliliğini sürdürebileceğine işaret ediyor.

Ancak bu toparlanmanın kalıcı hale gelip gelmeyeceği, büyük ölçüde finansman erişimine, faiz oranlarına ve yatırımcı güvenine bağlı olacaktır. Mevcut ekonomik görünümde politika faizlerinin yüksek seyretmesi, konut kredilerinde durgunluk yaratırken, özellikle bireysel konut talebini kısıtlayıcı etkisini sürdürüyor.

Gayrimenkulde Daha Sınırlı Büyüme

İnşaat sektörü ile iç içe geçmiş olan gayrimenkul faaliyetleri ise ilk çeyrekte yalnızca yüzde 2,4 oranında büyüyebildi. Bu düşük oran, yüksek konut fiyatları, azalan kredi erişimi ve artan yaşam maliyetleri nedeniyle konut alım gücünün zayıfladığını göstermektedir. Satışa dönmeyen yeni konut projeleri veya tamamlanan konutlardaki stok birikimi, önümüzdeki dönem için sektörün bazı kollarında doygunluk sinyalleri vermektedir.

Değerlendirme Ve Önümüzdeki Dönem

İnşaat sektörü, Türkiye ekonomisinin dinamizmini en iyi yansıtan alanlardan biridir. Ancak bu dinamizmin sürdürülebilirliği, iç talepten çok kamu yatırımlarına ve afet sonrası yenileme çalışmalarına dayalı görünüyor. Dolayısıyla, bu büyümenin sürdürülebilirliği için özel sektörün yatırım yapma iştahının artırılması, finansman kanallarının çeşitlendirilmesi ve uzun vadeli kentleşme stratejilerinin desteklenmesi gerekmektedir.

Aksi halde, büyüme geçici kalabilir ve sektör içindeki alt kırılımlarda daha fazla daralma görülebilir. Özellikle konut sektöründeki krediye erişim sorunları ve tüketici güveninin zayıf seyri, özel sektör inşaat yatırımlarını baskılayabilir.

Sonuç olarak, 2024’ün ilk çeyreği itibarıyla inşaat sektörü Türkiye ekonomisi içinde öne çıkan ve büyümeye en yüksek katkıyı yapan alanlardan biri olmuştur. Ancak alt kırılımlardaki dengesizlikler ve üretimdeki seçici daralmalar, sektörün tüm bileşenlerinin eş zamanlı ve sağlıklı şekilde büyümediğini göstermektedir. Yapısal reformlar ve sürdürülebilir bir kentleşme vizyonu doğrultusunda atılacak adımlar, sektörün gelecekteki istikrarı açısından belirleyici olacaktır.

ZAFER ÖZCİVAN

Ekonomist-Yazar

zozcivan@hotmail.com