Kentsel Dönüşümde Bina Tamamlama Sigortası

Kentsel dönüşüm ya da ön ödemeli konut projeleri gündeme geldiğinde, insanların en çok endişelendiği konuların başında projelerin yarım kalma ihtimali geliyor. Özellikle müteahhitlerin ekonomik sıkıntıya girmesi, iflas etmesi veya başka sebeplerle projeyi tamamlayamaması durumunda ev sahibi olmak isteyen binlerce kişi büyük maddi ve manevi kayıplar yaşayabiliyor. İşte tam da bu noktada devreye bina tamamlama sigortası (BTS) giriyor.

 Türkiye Sigorta Birliği’nin verdiği bilgilere göre, bina tamamlama sigortası hem tüketicilere hem de inşaat sektörüne önemli faydalar sağlıyor. Bu sigorta sayesinde, konut projesinin herhangi bir nedenle tamamlanamaması durumunda hak sahipleri maddi kayba uğramıyor. Sigorta şirketi ya projeyi tamamlıyor ya da uğranılan zararı karşılıyor. Böylece yatırım yapan kişiler kendilerini daha güvende hissediyor ve projelere olan güven artıyor.

Bu güvence sistemi özellikle ön ödemeli konut projeleri ve kentsel dönüşüm süreçleri için büyük önem taşıyor. İnsanlar henüz tamamlanmamış bir projeye yatırım yaparken ya da evlerini dönüşüme sokarken, bu sigorta sayesinde risklerini azaltıyor. Çünkü artık iş yalnızca müteahhidin sözünde kalmıyor; araya profesyonel bir sigorta şirketi giriyor ve işin sorumluluğunu belirli bir ölçüde üstleniyor.

BTS’nin sunduğu en büyük avantajlardan biri, projeye dair bir denetim mekanizması sağlamasıdır. Sigorta şirketi, poliçeyi düzenlemeden önce projeyi teknik, idari ve mali açılardan inceliyor. Bu değerlendirme süreci, müteahhidin ne kadar güvenilir olduğunu ortaya koyuyor. Aynı zamanda sektörde ikinci bir kontrol sistemi oluşturmuş oluyor. Projenin başından itibaren gözetim altında olması, inşaat kalitesini de artırıyor. Dolayısıyla bina tamamlama sigortası, sadece bir güvence değil, aynı zamanda bir kalite kontrol aracı olarak da işlev görüyor.

Sadece bir tercih değil, adeta bir zorunluluk haline geliyor

Türkiye’nin büyük bölümü deprem riski altında bulunuyor. Özellikle Marmara Bölgesi’nde beklenen büyük deprem düşünüldüğünde, sağlam ve güvenli binaların önemi bir kez daha ortaya çıkıyor. Bu nedenle, kentsel dönüşüm projeleri ile birlikte bina tamamlama sigortası artık sadece bir tercih değil, adeta bir zorunluluk haline geliyor.

Bina tamamlama sigortasını müteahhit yaptırabileceği gibi, arsa sahipleri de kendi adlarına bu sigortayı talep edebiliyor. Bu durum, hak sahiplerine ekstra bir inisiyatif kazandırıyor. Projeye başlarken müteahhidin ödeme gücünü ve güvenilirliğini sorgulamakla kalmıyor, aynı zamanda kendilerini doğrudan güvence altına alabiliyorlar. Bu da süreçteki şeffaflığı ve güven ortamını artırıyor.

Kahramanmaraş merkezli depremler sonrası kentsel dönüşüme olan talep büyük ölçüde arttı. Bu gelişmelerin ardından, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) yeni bir adım attı ve bina tamamlama sigortasına ilişkin genel şartlar Temmuz 2024’te güncellendi. Yeni düzenleme ile sigortanın kapsamı genişletildi. Artık sadece ön ödemeli projeler değil, tüm inşaat ve dönüşüm projeleri bu sigortanın kapsama alanına girdi.

Sonuç olarak, bina tamamlama sigortası hem bireyleri koruyan hem de inşaat sektörünü disipline eden önemli bir araçtır. Bu sigorta sayesinde projelere olan güven artmakta, mağduriyetler önlenmekte ve daha sağlıklı bir yapılaşma süreci mümkün hale gelmektedir. Türkiye’nin deprem gerçeği göz önünde bulundurulduğunda, bu sistemin yaygınlaştırılması büyük bir ihtiyaçtır.

 

ZAFER ÖZCİVAN

Ekonomist-Yazar

zozcivan@hotmail.com