“Uzun vadeli kazanç sağlayan güçlü ve stratejik portföyler oluşturmaya devam edeceğiz”

“Gerçekleştirdiğimiz projelerde en fazla önem verdiğimiz konuların başında sahadaki uygulama kalitesi ve koordinasyon geliyor. Sahada karşılaşılan sorunlara pratik ve teknik çözümler üretmeye odaklanıyoruz. Yapı tekniği açısından, projenin bulunduğu çevre ve kullanım koşulları bizim için belirleyici oluyor. Gürültü, titreşim ya da yoğun kullanım gibi dış etkenlerin söz konusu olduğu projelerde, bu koşulları dikkate alarak uygulama detaylarını şekillendiriyoruz. Malzeme seçiminde ağırlıklı olarak performansı sahada kanıtlanmış ürünleri tercih ediyoruz. Proje süreçlerinde üç boyutlu modelleme yöntemlerinden yararlanarak, farklı disiplinler arasındaki olası çakışmaları uygulama öncesinde görmeyi önemsiyoruz. Bu yaklaşım, sahadaki sürecin daha kontrollü ve verimli ilerlemesine katkı sağlıyor.”

FCR GYO Yönetim Kurulu Başkanı Fecri Koça

Kurumsal felsefesini yenilik ve güven kavramları üzerine inşa eden FCR GYO; geliştirdiği projelerde sergilediği adil iş uygulamaları ve müşteri ilişkilerindeki şeffaflığı ile sektörde kendi konumunu ve çizgisini net olarak belirlemiş bir durumda. Konut, otel, sağlık, ofis ve ticari gayrimenkul alanlarında aktif projeleri bulunan firma, yerli ve yabancı yatırımcılarına farklı segmentlerde nitelikli çözümler sunmaya devam ediyor. FCR GYO Yönetim Kurulu Başkanı Fecri Koça ile gerçekleştirdiği projeler, sektördeki yenilikler, müşteri beklentileri gibi konularla birlikte, önümüzdeki döneme dair beklentilerini konuştuk.

Sayın Fecri Koça öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?

1989 doğumluyum. Genç yaşlarımdan itibaren iş dünyasının içinde yer alıyorum. Eğitim hayatımı tamamladıktan sonra inşaat sektörü ve gayrimenkul yatırımları odağında çalışmaya başladım. Sahada olmayı, işi mutfağında öğrenmeyi her zaman önemsedim. 2022 yılında “İnşaat Bilimi – Tarihe Adını Yazdıran Sanat” adlı kitabımı yayımladım. Bu çalışmada inşaatın yalnızca teknik bir alan değil, aynı zamanda bilim ve sanatla birlikte ele alınması gereken bir disiplin olduğunu anlatmaya çalıştım. Aynı zamanda FGM Yapı A.Ş.’nin Yönetim Kurulu Başkanı olarak da görev alıyorum.

FCR GYO’nun kısa tarihi, hedefleri ve sektöre katkıları hakkında neler söylemek istersiniz?

Haziran 2022’de “Mayesse Turizm Yapı Anonim Şirketi” unvanıyla kurulan ve Aralık 2024’te GYO dönüşüm sürecini tamamlayan şirketimiz, bulunduğu bölgeye ve yatırımcısına değer katan konut projelerinin yanı sıra turizm ve sağlık alanında projeler geliştiriyor. FCR GYO olarak, gayrimenkul projelerine mühendislik ruhuyla çözüm üretiyor, sanatçı ruhuyla tasarım yapıyor ve yatırımcı bakışıyla analiz ediyoruz. Bu yaklaşımımız sayesinde doğru yatırımları hayata geçirirken çevremize, yatırımcılarımıza, ülkemize ve gayrimenkul dünyasına değer katma hedefiyle ilerliyoruz.

Bizi sektörümüzde öne çıkaran en güçlü yanımızın portföy çeşitliliğimiz olduğunu düşünüyoruz. GYO’ların başarısında sadece portföy büyüklüğünün değil, portföyün çeşitliliğinin de belirleyici rol oynadığına inanıyoruz. Farklı sektörlere hitap eden, farklı kullanım amaçlarına sahip gayrimenkullere yatırım yapmak, GYO’ların yatırım riskini en aza indirirken gelir akışlarında istikrar sağlıyor. Ayrıca farklı alan ve sektörlere yatırım yapmak, tek bir sektörün krizinden tüm portföyün etkilenmesini engelliyor, mevsimsel ve ekonomik dalgalanmalara karşı daha dayanıklı bir gelir modeli oluşturuyor. Biz de FCR GYO olarak konutun yanı sıra sağlık ve turizm sektörlerine hitap eden yatırımlarımızla portföyümüzü güçlendiriyoruz. Güçlendirmeye de devam edeceğiz.

Güncel faaliyetleriniz hakkında bilgi verir misiniz?

FCR GYO olarak bugün konut, otel, sağlık, ofis ve ticari gayrimenkul alanlarında aktif projeler yürütüyoruz. Bu alanlarda yalnızca bugünün ihtiyaçlarına odaklanmakla kalmıyor, değişen yaşam ve yatırım dinamiklerini de dikkate alarak hareket ediyoruz. Finansal yönetimdeki birikimimiz ve sürdürülebilir büyüme yaklaşımımız doğrultusunda, uzun vadeli değer üreten projeler geliştirmeye öncelik veriyoruz. Planlama aşamasından uygulamaya kadar her adımda kaliteyi ve güveni esas alıyor, uluslararası standartları referans alıyoruz. Yerli ve yabancı yatırımcılarımıza farklı segmentlerde nitelikli alternatifler sunarken, sorumlu yönetim anlayışımızla sektöre kalıcı katkı sağlamayı ve güçlü bir gelecek inşa etmeyi hedefliyoruz.

Şu an yapımı devam eden proje ya da projelerinizden biraz bahseder misiniz? Projelerin büyüklüğü, konut tipleri, fiyat aralıkları, inşaat ve teslim durumları vs…

Bu yıl, geçen yıl yapımına başladığımız Ramada Hotel & Suites by Wyndham projemizin inşaatına devam edeceğiz. Otel, 6 bin 95 metrekare arsa üzerinde 33 bin 676 metrekare inşaat alanına sahip. 216 oda ve 432 yatak kapasitesiyle hizmet verecek. 90 süit, 48 junior süit odanın yanı sıra 690 metrekare ana giriş lobi alanı, 5 adet toplantı salonu, alakart restoran, 745 metrekarelik restoran lobisi, 793 metrekarelik çok amaçlı salon gibi bölümlere yer verilen otelde ayrıca, 432 metrekarelik kapalı havuz, 70 kişi kapasiteli fitness salonu, pilates stüdyosu, masaj odaları, buhar odası, hamam, sauna, lobby bar, pastane, kitaplık gibi aktivite alanları bulunuyor. Engelliler için özel olarak tasarlanan odaların da unutulmadığı Ramada Hotel & Suites by Wyndham’da, 250 araç kapasiteli kapalı otopark, 10 araç kapasiteli motosiklet alanı ve 4 adet elektrikli şarj istasyonu yapıyoruz. 

Ramada Hotel & Suites by Wyndham projemiz devam ederken, Sancaktepe’de 519 konut,4 ticari alandan oluşan yeni ve kapsamlı bir projeye de başlıyoruz. Toplam 24 bin 342 metrekarelik bir arsa üzerinde, üç etap halinde hayata geçecek projemizin ilk etabı olan Sancak Flora’yı kısa süre içinde konut alıcılarıyla buluşturmayı planlıyoruz. Ardından sırasıyla Sancak Aven ve Sancak Dora etaplarını hayata geçireceğiz.

FCR GYO’nun gerçekleştirdiği projelerde; yapı tekniği, malzeme seçimi, satış hizmetleri, vb. süreçlerde rekabetçi bulduğunuz öncelikli tarafları neler?

Gerçekleştirdiğimiz projelerde en fazla önem verdiğimiz konuların başında sahadaki uygulama kalitesi ve koordinasyon geliyor. Sahada karşılaşılan sorunlara pratik ve teknik çözümler üretmeye odaklanıyoruz. Yapı tekniği açısından, projenin bulunduğu çevre ve kullanım koşulları bizim için belirleyici oluyor. Gürültü, titreşim ya da yoğun kullanım gibi dış etkenlerin söz konusu olduğu projelerde, bu koşulları dikkate alarak uygulama detaylarını şekillendiriyoruz. Malzeme seçiminde ağırlıklı olarak performansı sahada kanıtlanmış ürünleri tercih ediyoruz. Proje süreçlerinde üç boyutlu modelleme yöntemlerinden yararlanarak, farklı disiplinler arasındaki olası çakışmaları uygulama öncesinde görmeyi önemsiyoruz. Bu yaklaşım, sahadaki sürecin daha kontrollü ve verimli ilerlemesine katkı sağlıyor.

Satış süreçlerinde ise teknik bilginin ön planda olması gerektiğini düşünüyoruz. Satışı yalnızca bir ürün anlatımı olarak değil, ihtiyaca yönelik teknik çözümler sunulan bir süreç olarak ele alıyoruz. Tüm bu yaklaşımın doğal sonucu olarak, projelerimizde yüksek yaşam standartları sunan modern mimari çözümler geliştiriyor; yatırımcılarımızın beklentilerini aşan, sürdürülebilir ve güvenilir gayrimenkul projeleri üretiyoruz. Aynı zamanda şehirlerin gelişimine değer katan, fonksiyonel ve prestijli projelere imza atarken, uzun vadeli kazanç sağlayan güçlü ve stratejik portföyler oluşturmayı hedefliyoruz.

Geçtiğimiz yılla ilgili neler söylemek istersiniz? FCR GYO’nun 2025’teki performansını nasıl değerlendiriyorsunuz?

2025’i, mevcut işlerimizi sağlam bir zeminde ilerlettiğimiz ve önümüzdeki döneme hazırlanmak için doğru adımları attığımız bir yıl olarak görüyoruz. Piyasa koşullarını yakından izleyerek temkinli ama hedeflerimizden kopmadan ilerledik. Hem devam eden projelerimiz hem de yeni yatırımlar açısından dengeli ve öğretici bir yıl oldu diyebiliriz.

2026 yılında, sizce sektörü ne tür fırsat ya da zorluklar bekliyor?

Konut ve gayrimenkul sektöründe 2025 yılında başlayan toparlanmanın 2026 yılında devam edeceğini, önümüzdeki yılın sektörümüz açısından daha iyi bir yıl olacağını tahmin ediyoruz.  Faiz indirimlerinin önümüzdeki yıl da devam etmesini, bunun da konut sektörüne olumlu şekilde yansımasını bekliyoruz. Bununla birlikte ülkemizdeki konut ihtiyacı yoğun bir şekilde devam ediyor.  Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği’nin (MÜSİAD) İnşaat ve Yapı Malzemeleri Sektör Kurulu Raporu’na göre, Türkiye’de her yıl 800 bin ile 1 milyon arasında yeni konut üretimine ihtiyaç bulunuyor. Konut Geliştiricileri ve Yatırımcıları Derneği’nin (KONUTDER) İstanbul’un Gelecek 10 Yıldaki Konut İhtiyacının Tespiti raporuna göre ise sadece İstanbul’da her yıl ortalama 122 bin yeni konuta ihtiyaç duyuluyor. Bu ihtiyaç, sektörün canlığını koruyacak en büyük avantajlardan biri olarak öne çıkıyor. Sektörün önündeki en önemli risklerin artmaya devam eden inşaat maliyetleri ve yüksek arsa fiyatları olduğunu söyleyebiliriz. Öte yandan faiz oranlarındaki düşüşe rağmen sektördeki finansman sorunun hâlâ devam ediyor.

Son olarak eklemek istedikleriniz?

Gayrimenkul sektörü, hem Türkiye’de hem de dünyada ekonomik göstergelerden jeopolitik gelişmelere kadar pek çok değişkenden etkilenen, dinamik ve stratejik bir alan olarak öne çıkıyor. Türkiye’de sektör, özellikle kentsel dönüşüm projeleri, büyük ölçekli konut yatırımları ile sağlık turizmi ve otelcilik alanlarında ivme kazanmış durumda. Nüfus artışı, şehirleşme oranındaki yükseliş ve güvenli yaşam alanlarına duyulan ihtiyaç, sektörü canlı tutan temel unsurlar arasında yer alıyor. Öte yandan yüksek faiz oranları, finansmana erişimde yaşanan zorluklar ve maliyetlerdeki dalgalanmalar kısa vadede bazı sıkıntıları beraberinde getiriyor. Buna rağmen, genç nüfus yapısı ve güçlü iç talep sayesinde Türkiye gayrimenkul piyasası uzun vadede cazibesini koruyor.

Küresel ölçekte ise gayrimenkul sektörü; sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve alternatif yatırım modelleri ekseninde bir dönüşüm süreci yaşıyor. Avrupa ve Amerika’da yeşil bina standartları, düşük karbon ayak izine sahip projeler ve yatırımcıların ESG kriterlerine olan ilgisi öne çıkarken; Körfez ülkeleri ve Asya’da hayata geçirilen büyük ölçekli kentsel gelişim projeleri, sektörde küresel rekabeti hızlandırıyor.

FCR GYO olarak biz de bu tabloyu yakından takip ediyor; hem Türkiye’deki kentsel dönüşüm ve konut projelerine hem de dünyadaki sürdürülebilir ve yenilikçi yatırım trendlerine uyum sağlayacak stratejiler geliştiriyoruz. Amacımız, yatırımcılarımız için yalnızca bugünü değil, geleceğin gayrimenkul anlayışını da yansıtan projeler üretmek.