İş GYO’nun ofis portföyünde doluluk oranı yüzde 97’ye ulaştı
- Şirket Haberleri
- 30 Haz 2026
Ofis pazarında değişen dinamikleri değerlendiren İş GYO Genel Müdürü Barlas Ülkü, nitelikli ofis arzının sınırlı olduğu sektörde belirleyici unsurun doğru lokasyon, yüksek yapı kalitesi ve güçlü kiracı deneyiminin bir arada sunulması olduğunu vurguladı. İş GYO bu dönüşümü doğru okuyarak ofis portföyünde yüzde 97 doluluk oranını yakaladı.
Çalışma kültüründe son yıllarda yaşanan büyük dönüşüm, ticari gayrimenkul pazarında ofis binalarına yönelik beklentileri ve performans kriterlerini kökten değiştirdi. Hibrit çalışma modelinin yaygınlaşmasıyla birlikte fiziksel ofislerin geleceğinin tartışıldığı dönemin geride kaldığını ifade eden İş GYO Genel Müdürü Barlas Ülkü, güncel pazar dinamiklerine ve şirketlerin değişen stratejilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Fiziksel ofis ihtiyacının ortadan kalkmadığını, aksine şirketlerin artık çok daha seçici ve uzun vadeli bir bakış açısıyla hareket ettiğini belirten Ülkü, “Bugün ofis piyasasında mesele yalnızca doluluk değil, doğru lokasyon, kaliteli bina ve güçlü kiracı deneyimi yaratabilmek. Ayrıca bugün şirketler için ofis seçimi yalnızca metrekare büyüklüğü ya da kira seviyesi olmaktan çıktı. Hibrit çalışma düzeniyle birlikte çalışanların ofiste geçirdiği zamanın niteliği daha fazla önem kazandı. Bu nedenle şirketler, çalışan deneyimini destekleyen, ekiplerin bir araya gelmesini kolaylaştıran, verimliliği artıran ve uzun vadeli kullanım avantajı sunan ofis çözümlerine yöneliyor” dedi.
Kaliteli stok eksikliği ayrışmayı artırıyor
İstanbul ofis piyasasında özellikle merkezi iş alanlarında (MİA) yeni arz girişinin sınırlı kaldığını ve kaliteli A sınıfı stok eksikliğinin hissedildiğini dile getiren Ülkü, pazar göstergelerinin de bu seçici ve kalite odaklı “prime” ofis talebini doğruladığına dikkat çekti. Şirketlerin büyük metrajlı, altyapısı güçlü ve taşınmaya hazır alanları bulmakta zorlandığı bir dönemden geçildiğini ifade eden Ülkü, sözlerini şöyle sürdürdü: “Erişilebilirliği yüksek, teknik ve operasyonel açıdan güncel ihtiyaçları tam anlamıyla karşılayan binalar piyasada hızla ayrışıyor. Şirketler karar süreçlerinde kira seviyesinin yanı sıra binanın sürdürülebilirlik sertifikalarını, yetkin makamlarca 2018 deprem yönetmeliklerine uygunluk kriterlerini, ulaşım bağlantılarını, teknolojik altyapısını ve sunduğu bütünsel kullanıcı deneyimini ön planda tutuyor. Dolayısıyla her ofis alanı aynı ölçüde talep görmüyor. Doğru konumlanmış ve profesyonel yönetilen binalar değerini korurken, ulusal ve uluslararası önemli firmaların da ilgisini artırıyor ve ofis piyasasına da yön veriyor.”