Modüler inşaat sistemleri ile Consera Offsite yeni nesil konutları sektöre kazandırmayı planlıyor

Modüler inşaat, geleneksel yöntemlerden farklı olarak, 2 veya 3 boyutlu modüllerin fabrikalarda üretilip şantiyede birleştirilmesini içeriyor. Bu yöntem, inşaat sürecini hızlandırırken iş gücü ihtiyacını da azaltıyor. Modüler teknikler, inşaatın planlama, tasarım ve montaj aşamalarını eş zamanlı yürüterek, geleneksel yöntemlere göre süreci yüzde 40’a varan oranda kısaltıyor.

Endüstriyel ve modüler yapı sistemlerinin sağladığı birçok avantaj var. Bu sistemler sayesinde; beklenmeyen maliyet artışları önlendiği gibi, çoğu işin fabrikada gerçekleştirilmesi nedeniyle iklim gibi olumsuz durumların yaratacağı gecikmeler ve sürpriz harcamaların da önüne geçiliyor. Ayrıca bu tipteki yapılar geleneksel inşaata göre 4.5 kat daha hafif olduklarından deprem yükünü bu oranda daha az alıyorlar ve yine geleneksel yöntemlerle inşa edilmiş yapılara göre 4 kat daha az deprem kuvvetine maruz kalıyorlar. Üretimin fabrikada yapılarak alanda birleştirildiği “off-site construction”, sahadaki inşaatlarda karşılaşılabilecek insan hatalarını ortadan kaldırıyor. Bu yöntemle inşaatta hem işler hem de maliyet daha kontrollü gerçekleştiriliyor.

Tüm dünyada olduğu gibi bizim ülkemizde de işçi ve usta kısıtı yapılaşmamızda büyük bir engel teşkil etmeye başladı. İnşaat sahasında her koşulda vardiyalı çalışmak mümkün değil, buna karşın modüler yapılar 7/24 fabrika ortamında üretilebiliyor.

Kentsel dönüşüm süreçlerini hızlandırmak mümkün

Resmî açıklamalara göre; İstanbul’da 1,5 milyon riskli bina bulunuyor ve bu yapıların yüzde 30’unun acilen dönüştürülmesi gerektiğinin altı çiziliyor. Kentsel dönüşüm süreçlerinin hızlandırılmasıyla yaklaşan deprem tehlikesine karşı önlem almak ve 3 yılda 1 milyon konut üretmek mümkün.

Bir senede 300 bin konut üretebilmek için 2 milyon ton yapısal çelik gerekiyor. Ülkemizin kapasitesi ise 50 milyon ton. Bu üretim için 72 bin adet insan gücüne ihtiyaç var. Bu da büyük miktarda bir istihdam yaratmak anlamına geliyor. Çelik yapıların gelişip yaygınlaşması için kamuya da büyük iş düşüyor. Kamu, çelik yapıların gelişimi ve kullanımı teşvik ederek bu konuya destek olabilir.

İstanbul’da 2000 öncesi konut sayısı 4 milyon 500 bindi, şu anda 6 milyon 384 bin. Bakanlık verisine göre, bugüne dek kentsel dönüşüm yöntemiyle sadece 695 bin konutun dönüşümü sağlandı yani 2000 öncesi yapıların yüzde 16’sı yeni yönetmeliklere göre inşa edildi. 2000 sonrası inşa edilen tüm yapıların deprem dirençli olduğunu varsayarsak, İstanbul’da hâlâ yüksek sayıda deprem riski taşıyan konut var demektir.

Modüler inşaat çözümleri ile Consera yeni nesil konutlar üretiyor

Consera; “konut, otel, okul, yurt ve hastane” gibi farklı yapı türleri için modüler inşaat çözümleri sunuyor. Off-site üretim sayesinde süreçler daha kontrollü hale geliyor, inşaat süresi kısalırken kalite standartları en üst seviyeye çıkıyor. Esnek tasarım ve ölçeklenebilir projelerle farklı ihtiyaçlara uygun güvenli ve sürdürülebilir yapılar oluşturuluyor. Off-site üretim yöntemi, inşaat sürecini hızlandırırken hata payını da en aza indiriyor.

Bu çözümlerle, depreme dayanıklı yapıların proje yönetimi tüm detaylarıyla titizlikle çalışılıyor.  Ayrıca, sahada çalışmanın maliyetli ve zor olduğu lokasyonlarda, modüler yapım tekniği, zaman ve iş gücü tasarrufu sağlayarak projelerin daha verimli ve ekonomik bir şekilde tamamlanmasına olanak tanıyor. Tüm bakım hizmetleri eksiksiz bir şekilde sunulurken; modüler inşaat çözümleri, güvenli, yüksek kaliteli ve sürdürülebilir yapısıyla dikkat çekiyor.